PDA

Tam Sürüm Bilgini Göster : İcatlar dünyasından üç icat


LuKRiScHiA
07-12-2006, 12:26 AM
Çoğu icat gereksinim ve yaratıcılığın birarada bulunmasıyla ortaya çıkar; Hoover süpürgesi de böyle doğan icatlardan biri. Öyküsü 1907’de başlıyor. Geceleri kapıcı olarak çalışan mucit Murray Spangler Ohio’da bir süpermarkette halıları temizliyordu. Çalı süpürgesinden çıkan tozlar astımını artırdığından mucitlik yönüne başvurarak nasıl bir çözüm bulabileceğini düşünmeye başladı. Teneke bir sabun kabı, saten yastık kılıfı ve çalı süpürgesinin sapından yaptığı ilginç görünümlü hantal aygıtın tozu ve pisliği çektiğini gördü. Kendi adlandırdığı biçimiyle “emen süpürücü”nün büyük bir satış potansiyeli yakalayabileceğini duyumsayan Spangler, finansal destek aramaya başladı.Aile dostu Susan Hoover, Spangler’in tasarladığı makineyi kendi evinde denemeye karar verdi. Hoover deri ürünleri dükkanına sahip olan eşine Spangler’in geliştirdiği makineyi çok geçmeden övmeye başlamıştı. Hoover 1908 yılında patenti Spangler’dan satın aldı, asıl mucidi partneri olarak yanında tuttu ve kısa sürede deri ürünleri dükkanının bir köşesinde günde altı makine monte eden altı işçiyle işini sürdürmeye başladı. Halkı ürünle ilgili bilgilendirmek için Hoover “Saturday Evening Post”a küçük bir reklam verdi ve ürünü talep eden kişilere 10 günlük ücretsiz deneme kullanımı sundu. Ancak, süpürgeyi potansiyel müşteriye doğrudan göndermek yerine, her kentte bilinen bir mağazayı seçti ve ürün gönderimini o mağazalar aracılığıyla yaptı. Mağaza yöneticisine, denenen makineyi geri göndermesini, satışla sonuçlanan denemelerden gelen komisyonu ise kendisine almasını söyledi; sonra mağazaya şirketin bir bayisi olma teklifini götürdü. Bu yöntem Hoover’ın dağıtımının bugün de ana yöntemi olmayı sürdüren ulusal bayi ağının temelini oluşturmuştu.

Hoover mühendisleri 1909’da başlattıkları Hoover mühendislik ve tasarım geliştirme programı dahilinde halı temizleme aletleriyle ilgili yeni ve gelişmiş yöntemler tasarlıyorlardı. Giderek gelişmiş, yüksek emiş gücüne sahip makineler üretmeye başladılar.

1940’lara değin Hoover Ailesi’ne ait olan şirket sonradan halka açıldı, bugün aralarında gözde ev aletleri üreticilerinin de bulunduğu şirketler grubuna ait. Günün en ileri teknolojisiyle kaliteli ve kullanışlı elektrik süpürgeleri üreten Hoover, sosyal sorumluluk kapsamında gerçekleştirdiği projelerle de dünyanın birçok ülkesinde adından söz ettiriyor.

Ülkemizde de Hoover küçümsenemeyecek bir geçmişe ve tanınmışlığa sahip. Onunla tanışıklığı olanların hafızasında en çok şu reklam şarkısıyla yer etmemiş midir sizce de:

“Ho Ho Hoverr, süpürür döver, her yeri temizleyen Hover, Hover, Hover!”

Bu ay, hakkında fikir sahibi olacağımız öteki icat uzaktan kumanda. Bugün kullandığımız uzaktan kumandanın benzeri, kullanıcıyla ilk kez 1900’lü yılların ortasında tanıştı. Uzaktan kumanda teknolojisi askeri kullanım için geliştirilmişti, Almanya Birinci Dünya Savaşı’nda uzaktan kumandalı botlar kullanmıştı. 1940’ların sonunda uzaktan kumanda ilk kez askeri amaçlar dışında, örneğin otomobil garajlarının kapısını açmak için kullanılmaya başlandı.



İlk televizyon uzaktan kumandasını 1950 yılında “Zenith Radio Corporation” adlı şirket piyasaya sürdü. “Lazy Bone” adını verdiği kumanda televizyonun kanallarını değiştirebiliyordu ancak bu kablosuz bir uzaktan kumanda değildi! “Lazy Bone” çok yer kaplayan bir kabloyla televizyona bağlıydı; bu da kabloya sık sık ayağı takılan tüketicinin hoşuna gitmiyordu.

“Zenith” mühendisi Eugene Polley 1955 yılında kablosuz ilk TV uzaktan kumandası “Flaş-matik”i yaptı.




“Flaş-matik” her biri TV ekranının her bir köşesinde duran dört adet fotosel aracılığıyla çalışıyordu. Ancak güneşli günlerde alette sorun olabiliyordu; çünkü güneş ışığı kanalları kendiliğinden değiştirebiliyordu!

1956’da daha gelişmiş bir model Zenith mühendisi Dr. Robert Adler tarafından yapıldı. 1960’ların başında transistörün icadıyla o zamana değin masraflı olan uzaktan kumandanın hem fiyatında hem de boyutunda küçülme oldu. Bununla birlikte “Zenith” küçük ve pille çalışan uzaktan kumanda üretmeye başladı. 1980’lerin başındaysa ultrasonik kumandaların yerini kızılötesi kumandalar aldı.

Bu ay, ortaya çıkışına değineceğimiz son icat yara bandı. Earl Dickson yara bandını eşinin parmaklarını kurtarmaya çalışırken icat etti! Dickson 1920 yılında yara bandını icat ettiğinde “Johnson&Johnson” firmasında satın alma bölümünde çalışıyordu. Çoğu zaman eşi Josephin Dickson yemek hazırlarken yanlışlıkla parmağını kesiyordu. Gazlı bez ve banttan yaptıkları bandajı eline sarıyorlardı. Bu bandajın sürekli hareket halinde olan eşinin parmaklarından kısa sürede çıktığını gören Earl Dickson, yerli yerinde duracak ve küçük yaraları daha iyi koruyacak bir koruyucu yapmaya karar verdi. Bir miktar tülün ortasına bant koydu, bunu krinolinle sararak steril kalmasını sağladı. Patronu James Johnson, Earl Dickson’un icadını “Johnson&Johnson” da üretmeye başladı, Earl Dickson’u ise şirketin başkan yardımcısı yaptı. Ancak, ilk başlarda yara bantları beklendiği denli ilgi görmemişti. Yara bandı satışları “Johnson&Johnson”ın izcilere reklam kampanyası kapsamında bedava yara bandı dağıtmasıyla hareketlendi. 1924 yılında ilk makine yapımı, tamamen sterilize yara bandını “Johnson&Johnson”, “BandAid” markasıyla piyasaya sürdü. Savaş döneminde deniz aşırı ülkelere milyonlarca yara bandı gönderildi. 1956 yılında “BandAid” ilk renkli ve desenli yara bandını satışa sundu. 1963 yılında yara bandı Mercury astronotlarıyla uzaya gitti. “Suddenly Susan”da rol almadan önce Brooke Shields 1971 yılında, “Saturday Night Fever” ve “Grease”de rol almadan önce John Travolta 1975 yılında “BandAid” markasının televizyon reklamında rol alarak satışların artmasına ve kullanımın yaygınlaşmasına öncülük ettiler. Yara bandı 1995 yılında icadının 75’inci yılını kutladı. Zor anlarımızda gereksinim duyduğumuz, yardımımıza koşan kurtarıcılardan biri o; hiç gereksinim duymamanız, duyduğunuzda ise hemen yanı başınızda bulmanız dileğiyle!