LuKRiScHiA
07-12-2006, 12:28 AM
Erno Rubik adı tanıdık geldiyse size, bunun nedeni büyük olasılıkla, onun geliştirdiği “Rubik Küpü”dür. Erno Rubik, 13 Temmuz 1944 yılında İkinci Dünya Savaşı sırasında Budapeşte’de dünyaya geldi. Mucit, heykeltıraş ve profesör olan Rubik’in babası planör fabrikası olan bir uçak mühendisi, annesi işe şairdi. “Academy of Applied Arts and Crafts”da mimarlık ve tasarım eğitimi alan Rubik, 1971’den 1975’e değin mimarlık yaptı. Daha sonra akademik dünyaya dönüş yaparak “Budapest College of Applied Arts”da profesör oldu. Boş zamanlarında model tasarlıyor ve üç boyutlu tasarımlar üzerinde çalışıyordu. 1980’lerin başında, “...ve oyunlar” adındaki oyun ve bilmece, bulmaca dergisinin editörü oldu, 1983’te ise mobilya ve oyun tasarladığı Rubik Studio adlı kendi şirketini kurdu. 1990 yılında Macar Mühendislik Akademi’sinin başkanı oldu. Burada, özellikle yetenekli genç mühendislere ve endüstriyel tasarımcılara destek olmak amacıyla Uluslararası Rubik Vakfı’nı kurdu.
Rubik’in küpü geliştirmekteki öncelikli amacı tarihin en çok satılan oyuncaklarından birini üretmek değildi. Yapısal tasarım sorunu Rubik’in ilgisini çekmişti. Rubik’in küpünde 26 adet küçük küp büyük küpü oluşturmaktaydı. 1974 yılında küpün ilk düzgün ve gerçek modelini tamamladığında, altı yüzündeki renkleri aynı duruma getirmenin hiç de kolay olmadığının ayırdına vardı. Küpü yeniden ilk biçime getirip getiremeyeceğinden bile emin değildi.
Rubik, oyuncağa Macar patenti alabilmek için 1975 yılı Ocak ayında başvuruda bulundu. 1977 yılında “sihirli küp” Macaristan’da üretilmeye başlandı, pazarlama ve tanıtım kampanyalarından yoksun olsa da ilk patlaması Avrupa’da gerçekleşti. Batı akademik dünyasından da küpe büyük ilgi vardı.
Başvurusuna onay 1977 yılının başında geldi ve ilk küpler 1977 yılının sonlarında piyasaya çıktı. Yaklaşık olarak aynı zamanlarda iki kişi daha benzer patentler için başvuruda bulunmuştu. Rubik’ten bir yıl sonra Terutoshi Ishige, onunkine çok benzeyen bir küp için Japon patenti almaya çalışmıştı. Amerikalı Larry Nichols, Rubik’ten önce, parçaları birbirini mıknatısla tutan bir küp için patent almıştı. Nichols’un geliştirdiğini satmayı, aralarında sonradan Rubik’in küpünün haklarını satın alan “Ideal Toy Corporation”ın da bulunduğu tüm oyuncak fabrikaları reddetmişti.
Macar iş adamı Tibor Laczi küpü keşfeden ve onun daha büyük kitlelere yayılmasını sağlayan kişiydi. Laczi bir gün kahvesini yudumlarken, bir garsonun elinde küpü gördü. Amatör bir matematikçi olan Laczi’nin ilgisini çekmişti bu.
“Rubik odaya ilk adımını attığında, ona para vermek geldi içimden. Dilenciye benziyordu. Son derece kötü giyinmişti ve ağzından ucuz bir Macar sigarası sarkıyordu. Ancak, bir dahiyle karşı karşıya olduğumu biliyordum. Milyonlarca satabileceğimizi söyledim ona.”
Bu sözler, Tibor Laczi’nin Erno Rubik ile görüşmesinden sonra söylediği sözlerdi.
Laczi küpü Nürnberg Oyuncak Fuarı’nda tanıttı, küple oynayarak fuarda dolaşırken İngiliz oyuncak uzmanı Tom Kremer ile tanışmayı başardı. Kremer, Rubik Küpü’nün mükemmel bir şey olduğunu düşünüyordu.
Laczi ve Kremer işbirliği yaptılar. Üreticiler ve sektörün öteki birimleri küpü etkileyici bulsalar da, hepsinin ortak bir görüşü vardı: Üretmesi zor ve masraflıydı, halka sunulacak bir bulmaca olmaktan çok belirli bir kesime, akademisyen zihnine seslenen bir oyundu.
Yılmayan ikili, yavaş yavaş da olsa yol alıyorlardı. Küpün karmaşık yapısı ve o zamanki Macaristan’ın ekonomik koşulları göz önüne alındığında, bu hiç de kolay bir girişim değildi.
Bu arada İngiliz matematikçi David Singmaster, küpün ortaya çıkardığı teorik problemlerle ve çıkan farklı sonuçlarla yakından ilgilenmeye başladı. Haziran 1979’da gazeteye bir makale yazdı. Bu, küple ilgili Macaristan dışındaki ilk makaleydi ve dünya çapında akademik çevrelerin dikkatini çekti.
1980 yılında Londra, Paris ve New York’taki oyuncak fuarlarında küp kimi zaman Erno Rubik’in kendisi tarafından sergilendi. Siparişler giderek artıyordu.
Rubik Küpü’ne Macaristan’da ilk önce “Sihirli Küp” adı verilmişti. 1980 yılında “Ideal Toys” küpü “Gordion Düğümü” olarak adlandırmayı düşünse de, Rubik Küpü’ne karar verildi. “Ideal Toys” telif haklarını alacağı oyuncağın en azından tanınabilir bir adı olmasını istedi, böylelikle “Rubik Küpü” yaygınlaştı.
Küp fanatikleri kulüpler kurdular. Los Angeles’tan 16 yaşındaki Vietnamlı lise öğrencisi Minh Thai Haziran 1982’de Budapeşte’de düzenlenen dünya şampiyonasını küpü 22,95 saniyede düzene sokarak kazandı. Küpü çözen en genç kişilerden biri yedi yaşındaki Norveçli Lars-Erik Anderson’du. Sık sık küpü çözmeyi başarıyordu, ancak, bunu nasıl yaptığını açıklayamıyordu!
Amerika’ya ise ilk küpler Mayıs 1980’de ihraç edildi. Macar aktris Zsa Zsa Gabor 5 Mayıs 1980’de bir Hollywood partisiyle Rubik Küpü’nü Amerika’ya tanıttı. 1980-1982 yılları arasında yüz milyonun üstünde Rubik Küpü satılmıştı. İngiltere’de 1981 yılında popüler koleksiyon parçalarından biri, üzerinde Prens Charles ve Lady Diana Spencer’ın olduğu Rubik Küpü’ydü.
Oddzon tarafından Amerika’da yapılan bir ankete göre Rubik adından ve küpten nüfusun yüzde 85’i haberdardı. Küpün her bir tarafında aynı renk olacak biçimde düzenli biçime getirmek için gereken en az sayıdaki hamleye, en kısa yola “Tanrı’nın algoritması” deniyor. Bu sayı elli olarak hesaplanmış olsa da, sayının yirmilere değin düşebileceği tahmin ediliyor. Rubik Küpü için yalnızca bir doğru ve yaklaşık 43 kentilyon yanlış yanıt var. Dünya nüfusunun sekizde biri, tarihin en popüler bulmacası ve Erno Rubik’in parlak düşüncesi olan Rubik Küpü’nü eline almış.
Rubik Küpü İngiliz dilinin bir sözcüğü biçimine geldi ve Oxford İngilizce Sözlük’te yer alarak resmi bir statü kazandı. Dönemin önde gelen Macar yazarlarından Andras Mezey tamamı küple ilgili olan bir müzikal oyun yazdı.Aynı zamanda komünist rejime eleştirel yaklaşan bu oyun Büyük Budapeşte Tiyatrosu’nda art arda üç sezon oynandı. Küpün uluslararası ünü ve ihracattaki başarısı en sonunda komünizmden kapitalizme geçen Macar ekonomisinin 1981-1985 yılları arasındaki değişimine ve liberalleşmesine katkıda bulunan etkenlerdendi.
Almanya Düsseldorf’ta Frau Schmidt’in 1981 yılında açtığı boşanma davasındaki gerekçeleri arasında eşi Gundar’ın, Rubik Küpü yüzünden kendisiyle hiç ilgilenmemesi ve küple uğraşmaktan yorgun düşüp kendisine hiç zaman ayırmaması da vardı. 1983 yılından sonra Rubik Küpü çılgınlığı sona erse de, 90’lı yılların başında küp klasik oyuncakların en bilineni olarak yeniden adını duyurmaya başladı.
Adıyla anılan küpün icadından sonra Erno Rubik halen aynı biçimde düşünen aynı kişi olduğunu, bu yüzden de yeni bir şeyler ortaya çıkarmasının olası olduğunu söylemişti. Geometriye ve üç boyutlu biçimlere her zaman büyük ilgisi oldu. Tüm yaşamının bulmaca çözmek olduğunu ve bulmacaların karışıklıklarının yaşamınkilere çok benzediğini söyleyen Rubik, Macaristan’ın en zengin iş adamlarından biri olarak oyun ve bilmeceler üretmeyi sürdürdü.
Çok zeki olacaksınız ya da çok şanslı. Şansınız 43 kentilyonda bir! “Zekâ Küpü” olarak da bilinen Rubik Küpü’nden sizin de evinizde varsa bir tane, alın elinize başlayın denemeye; bakarsınız yeni dünya rekoru sizden çıkar!
Rubik’in küpü geliştirmekteki öncelikli amacı tarihin en çok satılan oyuncaklarından birini üretmek değildi. Yapısal tasarım sorunu Rubik’in ilgisini çekmişti. Rubik’in küpünde 26 adet küçük küp büyük küpü oluşturmaktaydı. 1974 yılında küpün ilk düzgün ve gerçek modelini tamamladığında, altı yüzündeki renkleri aynı duruma getirmenin hiç de kolay olmadığının ayırdına vardı. Küpü yeniden ilk biçime getirip getiremeyeceğinden bile emin değildi.
Rubik, oyuncağa Macar patenti alabilmek için 1975 yılı Ocak ayında başvuruda bulundu. 1977 yılında “sihirli küp” Macaristan’da üretilmeye başlandı, pazarlama ve tanıtım kampanyalarından yoksun olsa da ilk patlaması Avrupa’da gerçekleşti. Batı akademik dünyasından da küpe büyük ilgi vardı.
Başvurusuna onay 1977 yılının başında geldi ve ilk küpler 1977 yılının sonlarında piyasaya çıktı. Yaklaşık olarak aynı zamanlarda iki kişi daha benzer patentler için başvuruda bulunmuştu. Rubik’ten bir yıl sonra Terutoshi Ishige, onunkine çok benzeyen bir küp için Japon patenti almaya çalışmıştı. Amerikalı Larry Nichols, Rubik’ten önce, parçaları birbirini mıknatısla tutan bir küp için patent almıştı. Nichols’un geliştirdiğini satmayı, aralarında sonradan Rubik’in küpünün haklarını satın alan “Ideal Toy Corporation”ın da bulunduğu tüm oyuncak fabrikaları reddetmişti.
Macar iş adamı Tibor Laczi küpü keşfeden ve onun daha büyük kitlelere yayılmasını sağlayan kişiydi. Laczi bir gün kahvesini yudumlarken, bir garsonun elinde küpü gördü. Amatör bir matematikçi olan Laczi’nin ilgisini çekmişti bu.
“Rubik odaya ilk adımını attığında, ona para vermek geldi içimden. Dilenciye benziyordu. Son derece kötü giyinmişti ve ağzından ucuz bir Macar sigarası sarkıyordu. Ancak, bir dahiyle karşı karşıya olduğumu biliyordum. Milyonlarca satabileceğimizi söyledim ona.”
Bu sözler, Tibor Laczi’nin Erno Rubik ile görüşmesinden sonra söylediği sözlerdi.
Laczi küpü Nürnberg Oyuncak Fuarı’nda tanıttı, küple oynayarak fuarda dolaşırken İngiliz oyuncak uzmanı Tom Kremer ile tanışmayı başardı. Kremer, Rubik Küpü’nün mükemmel bir şey olduğunu düşünüyordu.
Laczi ve Kremer işbirliği yaptılar. Üreticiler ve sektörün öteki birimleri küpü etkileyici bulsalar da, hepsinin ortak bir görüşü vardı: Üretmesi zor ve masraflıydı, halka sunulacak bir bulmaca olmaktan çok belirli bir kesime, akademisyen zihnine seslenen bir oyundu.
Yılmayan ikili, yavaş yavaş da olsa yol alıyorlardı. Küpün karmaşık yapısı ve o zamanki Macaristan’ın ekonomik koşulları göz önüne alındığında, bu hiç de kolay bir girişim değildi.
Bu arada İngiliz matematikçi David Singmaster, küpün ortaya çıkardığı teorik problemlerle ve çıkan farklı sonuçlarla yakından ilgilenmeye başladı. Haziran 1979’da gazeteye bir makale yazdı. Bu, küple ilgili Macaristan dışındaki ilk makaleydi ve dünya çapında akademik çevrelerin dikkatini çekti.
1980 yılında Londra, Paris ve New York’taki oyuncak fuarlarında küp kimi zaman Erno Rubik’in kendisi tarafından sergilendi. Siparişler giderek artıyordu.
Rubik Küpü’ne Macaristan’da ilk önce “Sihirli Küp” adı verilmişti. 1980 yılında “Ideal Toys” küpü “Gordion Düğümü” olarak adlandırmayı düşünse de, Rubik Küpü’ne karar verildi. “Ideal Toys” telif haklarını alacağı oyuncağın en azından tanınabilir bir adı olmasını istedi, böylelikle “Rubik Küpü” yaygınlaştı.
Küp fanatikleri kulüpler kurdular. Los Angeles’tan 16 yaşındaki Vietnamlı lise öğrencisi Minh Thai Haziran 1982’de Budapeşte’de düzenlenen dünya şampiyonasını küpü 22,95 saniyede düzene sokarak kazandı. Küpü çözen en genç kişilerden biri yedi yaşındaki Norveçli Lars-Erik Anderson’du. Sık sık küpü çözmeyi başarıyordu, ancak, bunu nasıl yaptığını açıklayamıyordu!
Amerika’ya ise ilk küpler Mayıs 1980’de ihraç edildi. Macar aktris Zsa Zsa Gabor 5 Mayıs 1980’de bir Hollywood partisiyle Rubik Küpü’nü Amerika’ya tanıttı. 1980-1982 yılları arasında yüz milyonun üstünde Rubik Küpü satılmıştı. İngiltere’de 1981 yılında popüler koleksiyon parçalarından biri, üzerinde Prens Charles ve Lady Diana Spencer’ın olduğu Rubik Küpü’ydü.
Oddzon tarafından Amerika’da yapılan bir ankete göre Rubik adından ve küpten nüfusun yüzde 85’i haberdardı. Küpün her bir tarafında aynı renk olacak biçimde düzenli biçime getirmek için gereken en az sayıdaki hamleye, en kısa yola “Tanrı’nın algoritması” deniyor. Bu sayı elli olarak hesaplanmış olsa da, sayının yirmilere değin düşebileceği tahmin ediliyor. Rubik Küpü için yalnızca bir doğru ve yaklaşık 43 kentilyon yanlış yanıt var. Dünya nüfusunun sekizde biri, tarihin en popüler bulmacası ve Erno Rubik’in parlak düşüncesi olan Rubik Küpü’nü eline almış.
Rubik Küpü İngiliz dilinin bir sözcüğü biçimine geldi ve Oxford İngilizce Sözlük’te yer alarak resmi bir statü kazandı. Dönemin önde gelen Macar yazarlarından Andras Mezey tamamı küple ilgili olan bir müzikal oyun yazdı.Aynı zamanda komünist rejime eleştirel yaklaşan bu oyun Büyük Budapeşte Tiyatrosu’nda art arda üç sezon oynandı. Küpün uluslararası ünü ve ihracattaki başarısı en sonunda komünizmden kapitalizme geçen Macar ekonomisinin 1981-1985 yılları arasındaki değişimine ve liberalleşmesine katkıda bulunan etkenlerdendi.
Almanya Düsseldorf’ta Frau Schmidt’in 1981 yılında açtığı boşanma davasındaki gerekçeleri arasında eşi Gundar’ın, Rubik Küpü yüzünden kendisiyle hiç ilgilenmemesi ve küple uğraşmaktan yorgun düşüp kendisine hiç zaman ayırmaması da vardı. 1983 yılından sonra Rubik Küpü çılgınlığı sona erse de, 90’lı yılların başında küp klasik oyuncakların en bilineni olarak yeniden adını duyurmaya başladı.
Adıyla anılan küpün icadından sonra Erno Rubik halen aynı biçimde düşünen aynı kişi olduğunu, bu yüzden de yeni bir şeyler ortaya çıkarmasının olası olduğunu söylemişti. Geometriye ve üç boyutlu biçimlere her zaman büyük ilgisi oldu. Tüm yaşamının bulmaca çözmek olduğunu ve bulmacaların karışıklıklarının yaşamınkilere çok benzediğini söyleyen Rubik, Macaristan’ın en zengin iş adamlarından biri olarak oyun ve bilmeceler üretmeyi sürdürdü.
Çok zeki olacaksınız ya da çok şanslı. Şansınız 43 kentilyonda bir! “Zekâ Küpü” olarak da bilinen Rubik Küpü’nden sizin de evinizde varsa bir tane, alın elinize başlayın denemeye; bakarsınız yeni dünya rekoru sizden çıkar!