PDA

Tam Sürüm Bilgini Göster : Balıkesir Şairlerinden - Süreyya Örgeevren


uLaS
09-12-2006, 05:54 PM
Aşık tarzı şiirler yazan Süreyya Örgeevren,1888 yılında Sındırgı ilçemizde doğmuştur. Hukuk Fakültesi'ni bitirip bir süre avukatlık yapmış olan Süreyya Örgeevren, soyadı kanunundan sonra aldığı Örgeevren'i mahlâs olarak kullanmıştır. Evli ve dört çocuklu olan Örgeevren, çeşitli dönemlerde Balıkesir milletvekili olarak TBMM`de bulunmuştur.

Örgeevren'i ilim âlemine tanıtan ünlü folklorcu M.Halit Bayrı'dır. Bayrı, Halkbilgisi Derneği'nin 1932 yılı Ağustos ayında Balıkesir'e düzenlediği derleme gezisinde Süreyya Örgeevren'i tanımıştır. Bayrı'nın derleme gezisinde Hikmet Turhan Dağlığoğlu ile Yusuf Ziya Demircioğlu da bulunmaktadır.

Örgeevren, milletvekili olduğu bu sırada yaz tatilini geçirmek üzere Sındırgı'da bulunmaktadır ve Bayrı ile arkadaşlarını evine davet eder. Bu davette yemek ikramının yanı sıra saz ve şiir ikramında da bulunur.

Bayrı'ya söylediğine göre biraz da saz çalabilen Örgeevren'in koşma tarzında şiirleri de yayımlanmıştır. Ne yazık ki Örgeevren hakkında çok detaylı bilgilere sahip değiliz. Çünkü pek çok kaynak Bayrı'nın verdiği bilgileri nakletmekten öteye gidememiştir.

Ancak Örgeevren'in tahsil hayatı sırasında, İstanbul'da Mehmet Akif, Neyzen Tevfik, Hasan Basri Çantay ve Ruhi Naci Sağdıç gibi şâirlerin Karesi Oteli'ndeki meclislerine katıldığını da öğrenmekteyiz. Edremitli şâir Ruhi Naci, hatıralarında Neyzen Tevfik'in Süreyya Örgeevren'e Çakır Efe ismini taktığını belirtmektedir. Örgeevren'e bu lâkabın takılmasının tesadüfi olmadığını, Denizli Vak'ası ve Demirci Mehmet Efe (İstanbul 1955) adlı eserinin oluşundan anlıyoruz. Bir rivayete göre, İstiklâl Savaşı'na katıldığı da ihtimal dahilindedir. Örgeevren'in şiirlerinin toplandığı eseri ise Gürtel (Ankara 1942) adını taşımaktadır.

Evinde sazlı sözlü toplantılar düzenleyen Örgeevren, bir âşık sayılmasa da bir şiir dostu ve halk şiirine gönül vermiş bir şâirdir. Ayrıca başta Kaynak olmak üzere bazı dergilerde yazı ve şiirleri de yayımlanan Örgeevren'in âşık tarzında kaleme aldığı bir iki şiirini örneklemek istiyoruz:

Başımda duman var kalbimde sızı

Yaktı beni yaktı bir Türkmen kızı

Hey oğul elime ver de şu sazı



Türküsün söylerken inlesin teller

Cihanda benzerin duymasın eller



Şu deli gönlümün güzelde gözü

Dinleyin ağalar bu âşık sözü

Dalları kurusa çürümez özü



Gönül yaylasında bir çınarım ben

Suyu bulanmayan bir pınarım ben



Güzeller içinde bir seni seçtim

Aşkın şarabını ellerinden içtim

Öyle mest oldum ki kendimden geçtim



Turna gözlü sunam tek dileğim bu

Ölürsem gel beni göz yaşınla yu



Mecnuna çevirdin Örgeevren'i

Yel bile kokmasın sakın gül teni

Lâle dudakları, zambak gerdeni



Kıskanırım billâh bülbülden bile

Başına soktuğun sümbülden bile



Örgeevren'in yine aşk konulu diğer bir şiiri ise şöyledir:



Bir güzel yarattım bin bir güzelden

Şu garip gönlümün hayal bağında

Yaralı kuş gibi çırpınıp kaldım

O yosma dilberin zülfü ağında



Ben onun tanrısı, o benim kulum

Ben ona taparım, o eyler zulüm

Kim bilir nireye varacak yolum

Perişan gönlümün hazan çağında



Ben var ettim onu kendi elimle

Ben söylettim onu şakrak dilimle

Ben coşturdum onu sevgi selimle

Bir kara ben oldum al yanağında



Örgeevren der ki açam derdimi

Sevdiğim gönlünü bana verdi mi?

Öğdü mü aşkımı, yoksa yerdi mi?

Söyleyemem sözün son durağında.