Türkiyenin 10 Numaralı Forumu | Balıkesir Üniversitesi  

Geri Dön   Türkiyenin 10 Numaralı Forumu | Balıkesir Üniversitesi > Forum Balıkesir Dayanışma, Tartışma, Bilgilendirme > Genel Bilgilendirme, Konular...

Genel Bilgilendirme, Konular... Tüm Genel ve Kategorize Edilemeyen Konuları Burda Buabilirsiniz...

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 07-12-2006, 12:45 AM   #1
LuKRiScHiA
Forum Öğrencisi
 
Üyelik Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 70
Tecrübe Puanı: 35
LuKRiScHiA is on a distinguished road
Uçurtma

Eski bir halk öyküsüne göre ilk uçurtma Çinli bir çiftçinin uçmasın diye şapkasına bir ip bağlamasıyla yapılmış, güçlü bir rüzgar esince ipin ucundaki şapka gökyüzünde süzülmeye başlamıştı. İlk uçurtmayla ilgili yazılı belgeler bulunmasa da, tarihçiler ilk uçurtmanın büyük olasılıkla 3000 yıl önce Çin’de geliştirildiğini düşünüyorlar. Uçurtma yapımında ip ve şapkanın yerini kısa sürede Çin’de kolayca bulunabilen ipek iplik ve bambu çıtalar almıştı.

Basit bir çocuk oyuncağından çok daha fazlası olan uçurtma, çağlar boyu kimi ciddi kimi oyun amaçlı birçok farklı biçimde, özellikle askeri ve bilimsel alanda yaygın olarak kullanılmıştır. Birçok tanınmış mucit araştırma ve deneylerinde uçurtma kullanmış, sevgililer gizli mesajlarını uçurtmayla birbirlerine iletmiş, ulaşımda kimi zaman uçurtmadan yararlanılmıştır. Uçurtmaya bağlanan oltalarla balık avlanmış, hırsızlar bile hırsızlık girişimlerinde uçurtmalardan yararlanmışlardır.



Uçurtmanın ilgimizi çekmesinin nedeni belki de rüzgar ve uçmaya yüzyıllardır olan tutkumuzdur. Bir ipin ucundaki uçurtmayı tutarak, doğanın ve rüzgarın gücünü doğrudan duyumsuyoruz. Bilgisayar ve elektronik oyuncak çağında bile, esintili bir bahar akşamüstü uçurtma uçurmak, açık havadan ve doğadan keyif almak için güzel bir seçim.

İÖ 200’lü yılların efsaneleri ilk uçurtmaların kullanımından, Çinli general Han Hsin’in zorba bir hükümdarı tahtından indirmeye çalışması olayında söz ediliyor. Hsin bir uçurtmayı doğrudan hükümdar sarayının üzerine uçurup, kullanılan ipin uzunluğunu ölçmüş, bu veri ve iyi bir geometri bilgisiyle, saray duvarlarından içeri girmek için yer altını ne kadar kazması gerektiğini hesaplamıştı. Sürpriz saldırısında başarılı oldu ve zalim hükümdar tahttan indirildi, yeni bir hanedanlık başladı.

Çocukların da favorisi olan öteki bir öykü de, alışılmadık derecede küçük boyuttaki bir adamın, Han Hsin’in bir uçurtmaya bağlanarak sarayın üzerinden uçurulduğunu anlatır. Manzara düşman askerlerini o denli korkutmuş ki, hepsi hemen oradan kaçmışlar.

Uçurtmalar İS 600-800 yılları arasında Çin’den Japonya ve Kore’ye geçti. Dikdörtgen biçimindeki Çin uçurtması Japonya’da turna, ejderha, balık ve kaplumbağa gibi birçok farklı biçim aldı. Onlar iyi şansı ve refahı simgeliyor, kötülüklerden uzak tutuyordu.

Birçok Japon efsanesinde uçurtma sözcüğü geçiyor. Bir öykü, oğluyla birlikte küçük, terk edilmiş bir adaya sürgüne gönderilen samuray savaşçısını anlatıyor. Bu savaşçıdan, büyük biruçurtma yapıp, onu oğluna bağlayıp anakaraya göndererek oğlunun normal bir yaşam sürmesini sağlayan bir baba olarak söz ediliyor. Bir öykü de, altın bir heykelin parçalarına ulaşmak için kalenin üzerinden uçurtmayla geçen Kinsuke adında bir hırsızı anlatıyor. Karaya sağ salim ayak bassa da Kinsuke daha sonra yakalanmış.



Yıllar geçtikçe uçurtma Hindistan, Arap Yarımadası, Kuzey Afrika, Malezya ve Endonezya’da da bilinmeye başladı. Avrupa uçurtmayı, 13’üncü yüzyılın sonlarına doğru Asya’dan öyküler getiren Marco Polo’dan öğrendi. Bilim adamları ve mucitler zamanla uçurtmaları araştırmalarında kullanmaya başladılar. 15’inci yüzyılda Leonardo Da Vinci, uçurtma kullanarak bir nehre ya da geçite köprü inşa edilmesine olanak sağlayan tekniği geliştirdi. 18’inci yüzyılda uçurtmanın meteorolojik çalışmalarda ilk kullanımı İskoçya’da gerçekleşti. Birkaç uçurtma aynı ipe eklenerek “uçurtma treni” oluşturuyor, böylece farklı yüksekliklerdeki sıcaklıklar ölçülüyordu. Uçurtma uçurmak çocuklar arasında da sevilen bir etkinlik olmaya başlamıştı.

1752 yılında Amerikalı mucit ve devlet adamı Benjamin Franklin, yıldırımdaki enerjinin laboratuvarlarda üretilen enerjiyle aynı olduğunu kanıtladı. Uçurtmaya ipekten bir kurdele bağladığı anahtarı ekledi, kapı aralığında durdu ve gök gürültülü fırtınanın ortasına uçurtmayı uçurdu. Anahtarı yıldırım çarptığında, çevreye kıvılcımlar saçıldı. Franklin elektrikten çarpılmamayı başardı ve teorisini ispatladı. Bunun önemli bir sonucu da paratonerin geliştirilmesiydi.

Bir sonraki yüzyılda, İngiliz öğretmen George Pocock at arabasını atlarla değil, uçurtmalarla çekmek için bir yol buldu. Saatte 160 kilometre hıza ulaşabiliyordu. Yol vergileri at sayısına göre belirlendiğinden, onun bir şey ödemesine gerek kalmıyordu!



Birkaç yıl sonra Atlantik’in öteki kıyısından bir erkek öğrenci, Homan Walsh, Niagara Şelalesi’nin iki ucu arasına yapılacak köprü için karşı kıyıya kablonun nasıl gönderileceğiyle ilgili yapılan yarışmada uçurtmasını ve dolayısıyla kabloyu karşı kıyıya indirmeyi başardı ve beş dolarlık ödülün sahibi oldu. Bunun için Leonardo da Vinci teknolojisi kullanılmış ve bölgedeki en iyi uçurtma uçuran erkek çocukları işe alınmıştı.

20’nci yüzyılın başlangıcıyla uçurtma bilime birçok yönden hizmet etmeye başladı. Guglielmo Marconi 1901 yılında ilk transatlantik radyo yayınları için kullanılan aracı taşıyacak bir uçurtma kullandı. Wright Kardeşler uçurtmalarla yaptıkları deneylerinin doğrudan bir sonucu olarak 1903’te insanlı ilk uçuş makinesini yaptılar. Aynı yıl, S. F. Cody, Manş Denizi’ni uçurtmalar tarafından çekilen bir tekneyle geçti. 1906’daki San Francisco Depremi’nden sonra, bir uçurtmaya takılan kamera yıkımı görüntülemişti. 1907’de Alexander Graham Bell, 3000’den fazla parçadan oluşan büyük bir uçurtmayla bir adamı uçurdu.

İki dünya savaşında da uçurtmalar düşman gözlemlemek ve sinyal vermek için kullanılmıştı. Ancak, uçakların gelişmesiyle uçurtmaların askeri alanda kullanımı azaldı. Bilim adamları özel kullanımlar için uçurtmalardan yararlanmaya devam ediyorlar. Örneğin, 1995’te Grönland’da ve 1999’da Güney Kutbu’ndaki keşif seferlerinde kızakları çekmek için gruplar uçurtma gücünden yararlanmışlardı.

Bugünlerde uçurtmalar en büyük ilgiyi eğlence ve spor alanlarında görüyorlar. İlk zamanlarda kullanılan malzemelerin ve tasarımların yerini günümüz teknolojisi ve ürünleriyle oluşturulan tasarımlar aldı. Gökyüzü dalışı sporu, 1964 yılında tümüyle farklı bir uçurtma tasarım biçimi olan parafoilin icat edilmesiyle popüler olmuştu.

Akrobasi uçurtmalarında iki ya da dört ipin bir uçurtmaya bağlanmasıyla denetim ve manevra yeteneğinde artış sağlanmıştı. Yalnız da uçurulsalar, art arda da olsalar akrobasi uçurtmaları kusursuz, yüksek hızlı hareketler sergileyebiliyorlar. Uçurtma uçurma yarışmaları geçtiğimiz yıllarda büyük artış gösterdi. Kimi açılardan artistik patinajla benzerlik gösteren bu yarışmalarda, yarışmacıların belirli manevralar ve kısa bir artistik gösteri sergilemeleri, gösterilerini müzik eşliğinde “bale benzeri” bir programla sona erdirmeleri gerekiyor. Bireyler ya da iki, dört hatta sekiz kişilik gruplar halinde yarışılıyor. Grup uçuşu genellikle en görmeye değer olan bölüm oluyor, uçurtmalar birbirlerine değmeden, çok yakın uçuyorlar.

Elbette bunlar işin uzmanları için gerçekleştirilen etkinlikler. Birçoğumuz bir uçurtmanın gökyüzünde rüzgar akımıyla süzülmesini izlemekten keyif alıyoruz. Ancak çocuklar, ya da çocuk ruhlu olanlar bu işin tehlike yaratabilecek yanları da olduğunu unutmamalı. Benjamin Franklin’in kanıtlandığı gibi, uçurtmalar kesinlikle gök gürültülü fırtına sırasında uçurulmamalı. Uçurtma ipinde metaller kullanılmamalı. Uçurtmalar yollardan ve yüksek gerilim hatlarından uzak, açık alanlarda uçurulmalı.

Gerisi oldukça kolay... Gereksinim duyacağınız şeyler biraz rüzgar ve bir uçurtma ile dinlenip doğanın tadını çıkaracağınız boş zaman...
LuKRiScHiA is offline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
Yeni Konu Açamazsınız
Konulara Cevap Yazamazsınız
Dosya Yükleyemessiniz.
Mesajarınızı Düzenleyemezsiniz.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:10 PM .


Telif Hakları vBulletin v3.8.2 © 2000-2010, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.